Osmanlı Kadınını Etkileyen Moda

Giyim, insanın ihtiyaç duyduğu bir kavramdır. Moda ise buna bağlı olarak ortaya çıkan insanların giyinme ihtiyaçlarına ya da süslenme algılarına göre değişiklik gösterebilen farklı dönemlerde farklı görüş, anlayış ve zevkle değişebilen bir olgudur. Her devlette olduğu gibi geçmişte moda konusu çeşitli dönemlere göre Osmanlı’da da değişiklik göstermiştir.

Tanzimat Dönemi ile birlikte Osmanlı’da yoğun ilgi gören moda, başta üst düzey kesimlerin ilgisini çekse de zamanla diğer kesimler arasında da ilgi görmüştür. Ayrıca bu dönemde kadınlar toplumsal hayata katılmaya başladıkları için, Dârü’l-Muallimât’ın (Kız Öğretmen Okulu’nun) açılması gibi, kadınlar kendi kıyafet kalıplarının dışına çıkmak için ilk adımlarını atmıştır. Tabii bunda kadınların eğitim alanındaki kazanımlarının da payı vardır. Sonrasında Kırım Harbi ile insanlar Batı kültürünün bireyleriyle direkt muhatap olmaya başladıkları için Avrupaî yaşam tarzı hızlanmıştır. Fakat “yenilik” olarak görülen moda kavramını zararlı; dine ve toplumun değer yargılarına karşı saldırı olarak gören bir kesim de olmuştur. Yine de o dönem moda ile özellikle kadınların kıyafetlerinde değişikliklere gidilmiştir.


Muhtemelen 1869 sonu- 1870 yılı başlarında çekilmiş ilk Kız Öğretmen Okulu’ndan (Dârü’l-Muallimât) bir görsel.

Batı etkisi 19. yüzyılın sonlarında ise Osmanlı’da her alanda görülmüştür ve giyim/moda yönünden de Osmanlı’yı bilhassa Osmanlı kadınlarını Tanzimat Dönemi’nde olduğu gibi etkilemiştir. Kültür Dergisi’nin “Meşrutiyet Kadınına Musallat Olan Moda Belası” yazısında bir giydiğini bir daha giymek istemeyen kadınların kendi kıyafetlerini kendileri diken kişileri küçümser gözle baktıkları dile getirilmiştir. Ayrıca, Batılı olarak görünebilmek ve onların kalıbına girebilmek için de “Tazyik Makinesi” denen çok sıkıldığında sağlığa zararları bulunan korse giydiklerinden bahsedilmiştir. Aslında günümüze baktığımızda bu durum bize daha güzel, daha şık, daha alımlı, daha dikkat çekici gözükmek için insanların göze aldıkları bazı güzellik ve moda anlayışı ile bağdaşan durumları çağrıştırabilir. Ayrıca bu dönemde moda konusu dergilere de yansımıştır. Hanımlara Mahsus Gazete’de Batı tarzındaki kıyafetlerin dikimi ile ilgili bilgiler bulunurken, Kadınlar Dünyası’nda ise Avrupa modasını takip etmenin ve yerli malı kullanmamanın aile bütçesini sarsacağından ve millî serveti sokağa atacağından bahsedilmiştir. Yani moda karşıtçılarının hareket noktası daha çok dinî olmakla birlikte aynı zamanda millî ve iktisadî idi. Yine de bu dönemde tüm bu eleştirilere rağmen hemcinslerine önem teşkil eden iş hayatının ilk kadınları, giydikleriyle de örnek olmuştur. Sonuç olarak, moda konusu ve anlayışı Osmanlı’da Batılılaşmanın etkisiyle değişiklik göstermiştir. Moda ne kadar önemli de olsa ve her ne kadar tek cinsiyetten ziyade “tüm insanlık” için örnek alınabilecek bir söz olduğunu düşünsem de Şukufe Nihal’in Türk kadını modeli şöyledir “Ne kadar güzel ve şık görünürse görünsün; kadın alim, mütefekkir (düşünür) ve muhakemeli değilse ufacık bir lerze-i takdir bile tevlid (meydana getirmek, elde etmek) edemez.

armysuzy

Kaynakça:

Güldane ÇOLAK, ‘’Meşrutiyet Kadınına Musallat Olan Moda Belası’’ 2009.

Turgut SUBAŞI, ‘’Tanzimat Dönemi’nde Osmanlı Kadını ve Moda’’

https://www.seninolsun.com/blog/osmanlida-giyilen-kiyafetler-hakkinda-bilgiler

https://www.fikriyat.com/galeri/tarih/darulmuallimat-osmanlinin-ilk-kiz-ogretmen-okulu/3

Paylaş: