Röportaj : Uzat Sarı Saçlarını Rapunzel

karambol: Klişeleşen bir soruyla başlayalım. Neden nick’iniz “uzat sarı saçlarını rapunzel”?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Aslında Rapunzel sık sık bana edilen bir hitap şekliydi. Yani aşinayım. Saçlarım her ne kadar Rapunzel’inki kadar uzun olmasa da uzun sayılır. Bir de şu hani “Topla saçlarını Rapunzel.” geyiği var ya işte ondan esinlenerek bu mahlası seçtim. Öylesine bir mahlas değildi. Kendimle bütünleşmiş hissediyorum.

Bir de masalda cadı ve prens Rapunzel’e böyle sesleniyor. Onu da unutmayalım.

Saçlarımın kısmen sarı olması da bir etken. Doğal sarı değil elbette.

karambol: Kısa zamanda sevilen ve takip edilen bir yazar oldunuz. Başarınızın sırrı nedir?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Bir sırrı var mı, bilmiyorum ama bana burası çok büyülü geldi. Daha girer girmez sıcacık karşılanmam buraya ait hissettirdi. Ben de kendim gibi oldum, kendimi yansıttım buraya. Tanımlarım, okuduğum kitaplar, sevdiğim şiirler, sadece bildiklerim ve olduğum kişi olarak buradaydım. Sanırım bu en büyük sebep. Açıkçası bu kadarını ben de beklemiyordum. Bir anda takipçi sayım arttı. İletişim kurmak isteyen güzel arkadaşlarla tanıştım. Bunlar beni daha çok yazmaya itti. Yazdıkça sevildim, sevildikçe de yazdım. Güzel bir alışveriş oldu.

karambol: Kafa Sözlük’ten nasıl haberiniz oldu?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Şu herkes tarafından bahsedilen diğer sözlük sayesinde haberim oldu. Ara ara gündemi takip etmek için giriyordum. Sol frame’de en üstte başlık açılmıştı ve entry’lere bakmaya başladım. Herkes buradaki sıcak ve samimi ortamdan bahsediyordu ve tabii bir de çaylaklık sistemi olmadığından, merak ettim. Hiçbir sözlüğe üye olmak, kalıcı olmak gibi bir düşüncem yoktu. Bakar çıkarım dedim. Beni ilk “homeros” ve “uykusuzkahve” karşıladı. “Ne oluyoruz, robot sistemi falan herhâlde.” dedim. Baktım gayet doğal yazışmalar dönüyor, robot değiller, bir daha da çıkamadım. Resmen içine çekti sözlük beni.

karambol: Şimdi bu sözlerinizden şunu anlıyorum: daha önce de farklı sözlük platformlarında bulundunuz. Kafa Sözlük kurulalı az bir zaman oldu. Kafa Sözlük’ün şu anki durumunu göz önüne alarak genel bir karşılaştırma yapabilir misiniz? Beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Aslında hayır, farklı bir sözlük platformunda bulundum sayılmaz pek. Sürekli takip ettiğim veya yazdığım bir sözlük yoktu, sadece ara ara gündemi takip etmek için okuduğum bir sözlük vardı ama orada bulunmak ya da yazmak hiç içimden gelmedi. Okurken bile çok kasılıyordum. Herkes çok biliyor, herkes çok eğitimli, herkes statülü, herkes en, en, endi sanki. O kadar en’in içinde kendimi o en’lere ait hissedemedim. Burada hiç öyle olmadı. Herkes çok doğal. Bir üstünlük yarışı ve kutuplaşma yok, varsa da ben hissetmedim şu ana kadar. Bir de yönetimle kullanıcılar çok iç içe. Her şeyi sorabiliyoruz, ciddiye alınıyoruz, fikirlerimiz önemseniyor. Hep beraber bir şeyler yapmaya çalışan sıcak bir oluşum. Seviyorum burayı.

Eleştirebileceğim veya sevmediğim bir yönüyle karşılaşmadım henüz Kafa Sözlük’ün.

karambol: “Eleştirebileceğim veya sevmediğim bir yönüyle karşılaşmadım henüz Kafa Sözlük’ün.” Bu beyanda bulunmanızın ana etkeni bir moderatörle röportaj yapmanız mı?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Hayır tabii. Çekineceğim veya eleştireceğim bir yönü olsaydı zaten bunu paylaşırdım veya burada yazmaktan bu kadar keyif alamazdım. Nasıl çok sevmediğiniz veya eksilerini gördüğünüz bir arkadaşınızla sık sık buluşmak istemez, araya mesafe koyarsınız, öyle düşünün. Eğer beğenmediğim yönleri olsaydı her gün burada ciddi anlamda zaman geçirmezdim. Şu an için yok ama ileriki zamanlarda olursa bunu da aleni bir şekilde eleştirmekten geri durmam.

karambol: Kafa Sözlük yazarlarından birisini engellediğiniz oldu mu?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Evet, şu ana kadar sadece iki kişiyi engelledim. Aslında aramızda bir sorun olmadı. Saygı çerçevesinde onlar eleştirdiler, ben de eleştirilere yanıt verdim. Fakat bir süre sonra bu eleştiriler alışkanlık hâlini alıp beni kasmaya başlayınca ve bunu bir tek bana değil, genel anlamda birçok yazar arkadaşıma yaptıklarını öğrenince engelledim, sonra da pişman oldum ama hâlâ engelliler.

karambol: Engelleme anında ve engelledikten sonra hissettiğiniz duyguyu tarif edebilir misiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Çok kararsız kaldım. Engellemek aklımda bile yoktu ama her yaptığım imla hatasında, imlayı geçtim, bir tek harf hatasında bile bunu alaycı bir üslupla yapan ve itham eden bir yazardı ilk engellediğim. Baktım iletişim kuramıyoruz ve bu alışkanlık hâline geldi, ben de engelledim. Sanırım benim sabırla cevap vermem ve sakin kalmam da buna bir etken oldu. Kasılmaya gerek yok dedim. Sonuçta keyif almak için buradayım. Kimse kusursuz değil, ben de değilim. Beni de kusurlarımla sevsinler deyip ilk onu engelledim. Önce bir rahatlama geldi, huzur buldum resmen hatta kurtulmuş gibi hissettim. Sonra yanlış mı yaptım diye pişman oldum ama açmadım engeli. Biliyorum çünkü açsam yine aynısını yapacak. Ayrıca bana “cadı” demişti. O da bir engel sebebiydi. Buradan cevap vereyim: “Ben cadı değilim.”

karambol: Bir gün engellediğiniz yazarlardan birisi moderatör olursa nasıl tepki verirsiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Olma ihtimalleri yok gibi. Hayır, olurlarsa hesabı kapatır giderim. Onlar moderatör olsa kök söktürür biz yazarlara. Bildiğiniz Nazi kampı olur burası. Olmazlar herhâlde. Yani lütfen olmasınlar.

Hesap kapatma işin şakasıydı tabii. Yani olabilirler, çok sorun etmem. Ciddi bir sorunumuz yoktu çünkü sadece ben konfor alanımı daraltmak istemedim. Herhangi bir saygısızlığımız olmadı karşılıklı olarak.

karambol: Peki siz herhangi bir yazar tarafından engellendiniz mi?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Bilmiyorum, sanmıyorum. Kimseyle problemim olmadı, tartışmadım. “Sizi engelliyoruz.” diyen de olmadı.

karambol: Sizden sonra kimi konuk almamızı ve hangi soruyu yöneltmemizi isterdiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: “eniyisipencere” mahlaslı, ara ara yazıştığımız bir yazar arkadaşım var. Çok güzel tanımları var ve ben de bu güzel tanımları sayesinde fark ettim kendisini. Edebiyatı da çok seviyor. Şair veya yazar olmasından şüpheleniyorum. Kendisini de konuk almanızı isterdim. Kafa Radyo’da bir program yapmayı düşünür müydü acaba?

karambol: Kafa Sözlük’ü üç kelime ile anlatacak olsaydınız nasıl anlatırdınız?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Sıcak, doğal ve samimi benim için.

karambol: Kafa Sözlük’te moderasyon içinde yer almak ister miydiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Çok isterdim ama hem zaman olarak hem de karakteristik yapı olarak buna müsait değilim sanırım. Çok alıngan ve hassas bir kalbim var, olaylardan ve yazarlarla yaşanan sıkıntılardan çok etkilenir, çabuk demoralize olurdum. Dolayısıyla sizleri de takdir ediyorum, bu konuda hem ciddi bir emek hem de ciddi bir sabır direnciniz var.

karambol: Moderasyon içerisinde yazarlara isim vermeden tavsiyede bulunacağınız ya da herhangi bir şikâyetinizi dile getirebileceğiniz bir husus var mı?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Aslında var. Alıntı yaptığım şiirler konusunda uyarılmıştım mesela. Ben hem alıntı yaptığım şiiri tırnak içerisine almış hem de yazarını belirtmişken yine de alıntı butonunu kullanarak yazmam istenmişti. Bu o dönemde beni negatif olarak etkilemişti. Okuduğum tanımlarda bırakın alıntı butonunun kullanılmasını, ne tırnak içine alınarak ne de yazar belirtilerek yapılan o kadar çok tanım vardı ki… Benim uyarılmam haksızlık gibi geldi.

karambol: Söylemek istediğiniz, içinizde kalan bir pişmanlığınızı dile getirebilir misiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Aslında bunu hiç itiraf etmedim. Düşünmekten bile kendimi alıkoydum çünkü hayattaki en büyük pişmanlığım budur. Saçlarım uzundu yine ve “ölen kişiden geriye kalan eşyalar” başlığına yazdığım tanımımdaki benim için canımın parçası, saçları dökülmüştü ve ben de ona saçlarımı kestireceğimi söylemiştim, buna çok sevinmişti. İkimizin de saçları uzundu o zaman. Ben kestirme işini biraz erteledim ve o dönemde onu kaybettik. Hayatımda ona ilk defa verdiğim sözü tutmadım ve bu benim tek pişmanlığım oldu. Keşke dibinden kestirseydim ya da hiç çıkmasaydı ama o beni öyle kısa görseydi.

Hayat çok kısa, ağızdan çıkan sözleri ertelemeden tutmak lazım.

karambol: En son ne zaman mutlu oldunuz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Birkaç gün önce kısa süreliğine gerçekten mutlu oldum ama ne mutluluk ne de mutsuzluk baki. Nokta ve virgül gibi sürekli birbirini takip eden bir süreç.

karambol: Peki sizi ne mutlu etti?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Umut etmek sanırım. Umut edebildiğimi gördüm. Bu beni çok mutlu etti.

karambol: İlk hayaliniz olan tır şoförlüğü mesleğinden neden vazgeçtiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Aslında vazgeçmedim ama araba kullanamıyorum. Küçük bir kaza sonrası uzun yolda araç kullanmaya cesaret edemiyorum. Şehir içi tamam da uzun yol sıkıntı. Herhâlde tırı da şehir içi için vermezler. Ayrıca bu detayı okumuş olmanız beni çok şaşırttı. Teşekkür ederim.

karambol: Herkesle iyi geçinir misiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Genel olarak ılımlı ve sakin bir kişiliğim var, kimseyle kolay kolay sorun yaşamam fakat başkasına yapılan haksızlığa da göz yummam, o zaman işler değişiyor çünkü. Yani iyi niyetliyim lakin vur ensesine al ekmeğini denilen türde biri de değilim.

karambol: Üç dilek hakkınız olsa bunları nasıl değerlendirirdiniz?

uzat sarı saçlarını rapunzel: İlk hakkımı kaybettiğim canımın parçası için kullanırdım hatta geri geleceğini bilsem hepsini onun için kullanırdım. Geri kalan ikisi için de kendi adıma değiştirmek istediğim bir şey yok. Kaderci biriyimdir, olmuyorsa olmaması hayırlıdır veya en iyisi odur. Dünya ve insanlık için pandeminin bitmesini dilerdim. Geriye bir tane kaldı, onu da birine hediye ederdim. Gönlünce dilesin. Bu kadar da gani gönüllü bir Rapunzel’im.

karambol: Eklemek istediğiniz ya da “Şu soruyu da sorsaydınız…” dediğiniz bir soru var mı?

uzat sarı saçlarını rapunzel: Hayır, aklıma gelen bir şey yok karambol. Tam tersi, bu kadar detaya inmeniz, tanımlarımı okumanız hem çok mutlu etti hem de çok şaşırttı. Çok teşekkür ederim bu keyifli sohbet için.

Paylaş: