Türkçe Rap’in Dönüm Noktası: Müptezhel

Bilindiği üzere, bugünlerde rap inanılmaz popüler. Covid-19 sebebiyle artık hiç konsere gidemesek bile pandemiden önce rapçilerin bütün festival afişlerinde en üstte yer aldığını ve hınca hınç kalabalıklara karşı sahne yaptıklarını hatırlıyoruz. Özellikle Şehinşah, Ezhel, Norm Ender, Ceza, Khontkar ve Şanışer gibi isimler, bugün revaçta olan ve virüsten önce de bu kalabalıklara karşı sahne yapan isimlerdi.

Yıllar boyu Türkiye’de rap; Ceza, Fuat ve Sagopa üçlüsünün etrafında döndü durdu. 2017 yılında Müptezhel albümünün çıkmasından önce Sansar Salvo ve Norm Ender gibi bazı öne çıkan isimler olsa bile, yine de bu üç isim haricinde piyasaya ağırlık koyabilen bir rapçi olmamıştı.

Fakat, biz bu üçgenin içine sıkışmış kalmışken hiphop kültürü ve rap müzik dünyada ve özellikle Amerika’da trend olmuştu (Amerika’da zaten hep popülerdi). İnsanlar rap müzik ile dans ediyor, arabalarında rap müzik dinliyor ve rapçileri takip ediyorlardı. Biz, Türkiye’de bulunan rap dinleyicileri de yabancı ülkelerde yapılan sahneleri ağzımız açık izliyor, “Vay bee, herifler ne kaliteli işler yapıyor!” diyerek imreniyorduk.

Daha sonra rapçilerin ismini Ais Ezhel olarak bildiği Ankaralı bir bebe, yıllardır beklettiği ilk stüdyo albümünü sundu piyasaya. Albümünün adı da inanılmaz orijinaldi (!) gerçekten. Müptezhel adını koymuştu Ezhel, ilk stüdyo albümünün adını. Arka planda Beat & Mix – Mastering konularında ona Bugy ile Dj Artz eşlik ediyordu. Ezhel, Müptezhel albümünü bir bodrum katı dairesinde, izbe bir yerde kaydetmiş ve piyasaya sunmuştu. Böyle bir yükseliş beklemiyordu. Evet, albüm güzeldi ama burası da Türkiye’ydi sonuçta, üç beş bin TL cebime koyar yoluma devam ederim diye düşünüyordu muhtemelen ama ne üçü ne beşi, dünyaları kazandı, dünyaları salladı.


Şimdi, 10 senedir (22 yaşındayım) hiphop kültürü ve rap müzik ile iç içe olan aynı zamanda bu müziği yapan ve zamanın da sahnelere de çıkan biri olarak kendi tecrübelerimi paylaşmak istiyorum biraz. Bu albüm çıktığında tam LYS zamanlarıydı, her gün kütüphaneye gidiyordum ve çok fazla rap müzik piyasasını takip etme şansım olmuyordu. Bir gün yine mola vermiş sigara içiyorken Müptezel’in çıktığını gördüm, heyecanlandım açıkçası. Ezhel’in ilk stüdyo albümüydü bu. Albümü açtım, kulaklığımı taktım ve bu inanılmaz albümü baştan sona ayakta öylece durup dinledim, hayatımda hiç böyle bir Türkçe rap albümü dinlememiştim. Gerçekten çok farklı bir duyguydu.

Daha sonra sınav süreçleri sona erdi, biz rapçi arkadaşlarla tekrardan buluşup takılmalara başladık derken 1 Temmuz 2017 olması lazım, Ezhel İstanbul Sancaktepe’ye geldi. Bir imza günü düzenledi. Epey bir kalabalık vardı fakat çok değildik. Albümleri sattı, gitti. Bir hafta sonra da albüm lansman konseri düzenlenecekti, Kadıköy’de. Toplandık arkadaşlarla, konser vaktini bekliyoruz. Ama Kadıköy rapçi kaynıyor; karşıdan gelenler, bu yakada oturanlar, ünlüsü, ünsüzü, tüm camia bir aradayız. O sırada öğrendik ki konserin yapılacağı mekân değişmiş çünkü mekân sahibi albümü dinlemiş ve sakıncalı bulmuş. Sonra sanırım konser Karga Bar’a taşındı, 400 kişi mi ne kapasitesi varmış. Vakit geldi, Kadife Sokak’a girdik, daha doğrusu giremedik. Sokak dolmuş, taşmıştı. Bırakın mekânı, uzun uzadıya neredeyse tüm sokak rapçi doluydu, hiç birimiz içeriye giremedik fakat o gün o sokak bayram yeriydi. Rapçiler yuvarlak oluşturmuş Freestyle yapıyor, kimisi içip sohbet ediyor, kimisi taşınabilir hoparlörüyle şarkı açmış etrafındaki arkadaşlarıyla dans ediyordu. O gün resmen Ezhel tüm Türkçe rap camiasını İstanbul’da topladı ve çok azına sahne yapabildi.

Daha sonra ise, Türkçe rap durdurulamadı. Onun ardından Şehinşah ve Khontkar yükseldi, daha sonra Ceza yeniden üretmeye başladı, İstanbul Trip grubu bomba işler üretti, Norm Ender bir disstrack ile piyasayı salladı ve Şanışer de yaptığı “Susamam” gibi işlerle büyük albeni yakaladı. Sonrasında rap bugün olduğumuz konuma geldi, uzun süre de bu tahtı bırakacak gibi durmuyor. Fakat bu çıkışı Ezhel olmasaydı yakalayabilir miydik, bence kesinlikle yakalayamazdık.

Peki, neden Müptezhel özel bir albüm?

Müptezhel özel bir albüm çünkü az önce saydığım şeylerden de anlaşılabileceği gibi camiayı yeniden bir araya getirdi, yeniden bir müzik tutkusu yaydı herkese. Ayrıca, teknik olarak tamamen modern bir albümdü. Kullanılan soundlar, auto-tune, konuların amerikanvariliği, Türkiye’de alışık olmadığımız bir ses demekti. Çünkü bunlar sadece Amerika’da olurdu. Ayrıca albümün her şarkısı çok güzel, hepsi hisli şarkılar. Albümdeki neredeyse bütün şarkıların tutması da bunu kanıtlar nitelikte bence. En çok tutanlar ise: Şehrimin Tadı, Derman, Küvet, Alo ve Geceler idi.

Rap, neden tuttu?

Rap tuttu, çünkü yıllardır internet üzerinden tanışan el altı organizasyonlar düzenleyen ve durdurulamaz şekilde büyüyen bu müziğin gönül verenleri, artık kabına sığmaz hale geldi. 2017 yılına gelindiğinde de radyonun, televizyonun ve basılı albümlerin artık çağ dışı kalması sebebiyle ve Spotify’ın da yükselişiyle rap, ana akım medyanın sansüründen kurtuldu ve özgürce her kitleye ulaşabildi.

Bu sıralar tabii yukarıda saydığım şeyler bitmeye başladığı için pop müzik piyasası da durgun bir haldeydi, rap müzik de bu boşluğu yeni gelen Trapakımı ile doldurdu. Müptezhel, ülkede yapılan ilk popüler trap işiydi.

Rap, revaçta kalmaya devam eder mi?

Bana öyle geliyor ki rap müzik (trap de diyebiliriz), 2017 yılından bugüne kendisine çok fazla bir şey katmadı, ilk gelen trap akımının üzerine çok bir şey inşa edilemedi. Şu sıralar drill deneniyor, bunun örneklerini Uzi gibi isimlerde görebiliriz ama benim şahsi düşüncem, rap müzik başarılı olduğu için değil de yerini alabilecek bir müzik akımı olmadığı için revaçta kalmaya devam edecektir. Ezhel gibi isimler hala kalitesinden ödün vermedi ve muhtemelen bundan sonra da vermezler. Onları hariç tutuyorum. Rap popülerliğini yitirse de Ezhel, Şehinşah, Khontkar ve Şanışer gibi isimler artık unutulmayacaktır.


Albümü Dinlemek İçin Tıklayın.


Mevzubahis Albüm Lansman Konseri Görüntüleri İçin: Tıklayın.

bol giyimli kukla

Paylaş: